top of page

Temel Analiz mi, Teknik Analiz mi?

  • butcemuhendisi
  • 18 Tem 2025
  • 4 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 19 Tem 2025


Yatırım Dünyasında Kafalar Neden Karışık?



Finansal özgür olmak istiyorsun. Fakat bu yolda birçok farklı yatırım türüyle karşılaşıyorsun. İnterneti açıyorsun, araştırıyorsun. Birileri “temel analiz” diyor, birileri “teknik analiz”. Bir kısmı temettü yatırımcılığını savunurken, diğerleri scalp trading’in peşinde. Kısacası, her kafadan bir ses çıkıyor ve sen ne yapacağına karar vermekte zorlanıyorsun.


Ben de bu yola ilk çıktığımda aynı kararsızlıkları yaşadım. Eğitimlere para verdim, saatlerce not tuttum, denemeler yaptım. Scalp trading’e merak saldım, temettü yatırımcılığına gönül verdim, değer yatırımcılığını denedim. Şu anda portföyümde temettü ve büyüme yatırımları bulunsa da kendimi daha çok teknik analiz ve price action tabanlı swing trade içinde buldum.


Henüz bu yola yeni çıkan biriysen, yazdıklarım sana biraz karışık geliyor olabilir. Merak etme, şimdi sade ve anlaşılır bir şekilde anlatacağım.



Temel Analiz Nedir?



Temel analiz, bir şirketin gerçek (içsel) değerini belirlemeye çalışan bir yatırım yöntemidir. Şirketin bilançosu, finansal tabloları, sektörel durumu, yönetim kalitesi ve genel ekonomik koşullar incelenir.


Amaç, hissenin piyasa fiyatı ile olması gereken değer arasındaki farkı bulmak:


“Acaba piyasa bu hisseyi fazla mı fiyatladı, yoksa hala ucuz mu?”

Temel Analizde Dikkat Edilen Noktalar:


Temel analizde en önemli şey yatırım yapmayı düşündüğün firmanın bilançolarını çok iyi takip etmen gerekir. Her finansal çeyrekte (üç ayda bir) firmalar bilançolarını KAP’a bildirirler. Bu bildirimler herkese açıktır, isteyen herkes verilere ulaşabilir. Bu bilançolarda firmanın ne kadar kazandığı, ne kadar harcamasının olduğu, ne kadar borcunun bulunduğu gibi finansal veriler olur. Ayrıca firmanın geleceğe dair beklentileri ve hedefleri de yer alır.


Fiyat/Kazanç (F/K) oranı, yine temel analizcilerin çokça kullandığı, hissenin ucuz mu yoksa pahalı mı olduğunu gösterir. Bunların nasıl hesaplandığını, bulunan sonucun her zaman geçerli olup olmadığını daha sonralardan anlatacağım.


Piyasa Değeri/Defter Değeri (PD/DD) oranı, şirketin piyasa değerinin öz sermayesine oranıdır. Bu değerler bilançolardan çok rahatlıkla elde edilebilir.


Temel analizde firmaların bilançolarını takip etmek ne kadar önemli ise sektörel gelişmeleri takip etmek de bir o kadar önemlidir. Şirketin faaliyet gösterdiği sektör büyümekte mi yoksa aşağı doğru mu ivmeleniyor iyi takip gerektirir. Bir örnek vermek gerekirse İstanbul Borsası’nda havacılık sektöründe iki firma başı çeker, Pegasus ve Türk Hava Yolları. Pegasus muazzam bir bilanço getirmiş olsa da eğer Türk Hava Yolları’nın durumu iyi değilse Pegasus’un yönü de buna göre şekillenebilir. Takip ettiğimiz firmaların rakiplerini ve sektörünü de yakından takip etmek elzemdir.


Kimler Kullanır?


Genellikle uzun vadeli yatırımcılar temel analizi tercih eder. Şirketin gelecekteki potansiyelini önceden görüp, bu potansiyele yatırım yaparlar.


Temel Analizin Artıları:


  • Uzun vadeli olduğu için ekran başına bağlamaz.

  • Somut verilerle karar verilir.

  • Kısa vadeli volatil piyasa hareketlerinden etkilenmez.


Temel Analizin Eksileri:


  • Alım-satım zamanlaması konusunda zayıftır.

  • Yeni başlayanlar için finansal tabloları yorumlamak zor olabilir.

  • Hisse yorumun piyasayla ters düşüp uzun süre seni terste bırakabilir.

  • Kriz anları geç fark edilebilir.



Teknik Analiz Nedir?


Teknik analiz, bir varlığın geçmiş fiyat hareketleri ve işlem hacimleri üzerinden gelecekteki fiyat hareketlerini tahmin etmeye çalışan bir yöntemdir. Burada şirketin bilançosu ya da sektörü önemli değildir; yalnızca grafik konuşur.


Teknik Analizde Temel Kavramlar:


Örnek vermek gerekecek olursa, bir firmanın geçmiş dönemlerde geçmeyi en çok zorlandığı fiyat bölgelerine direnç bölgeleri denir. Yine aynı şekilde fiyatın artık daha fazla düşmediği, tepki aldığı bölgelere ise destek bölgeleri denir. Teknik analiz bu bölgelere gelen fiyatın tepki göreceğini öngörür ve buna göre yatırımsal karar verir. Birçok teknik analiz tekniği vardır, bazıları çok ünlüdür, omuz-baş-omuz, alçalan takoz, yükselen trend vs mutlaka bugüne kadar denk gelmişsinizdir.


Yine teknik analizde bir çok çeşit indikatörler vardır. Bu indikatörler fiyatı yorumlamaya yardım eder. Geleceğe dair öngörülerde bulunmaya çalışır. RSI, MACD, Bollinger Bantları en ünlü indikatörlerdir. Ben kendi adıma hareketli ortalamalar haricinde hiçbir indikatör kullanmamaktayım. Sebeplerini ilerleyen makalelerde detaylıca açıklayacağım.


Kimler Kullanır?


Teknik analiz, genellikle kısa ve orta vadeli yatırımcılar (trader’lar) tarafından kullanılır.


“Fiyat her şeyi içerir.” ilkesiyle hareket edilir.

Teknik Analizin Artıları:


  • Duyguları aradan çıkarır, sistematik işlem yapmanı sağlar.

  • Hızlı karar vermeyi kolaylaştırır.

  • Piyasa psikolojisini anlamada etkilidir.


Teknik Analizin Eksileri:


  • Varlığın uzun vadeli potansiyelini göz ardı eder.

  • Oldukça fazla yanıltıcı sinyal verebilir.

  • Farklı farklı indikatörler çeşit çeşit veri verir ve bu durum kafa karışıklığı yaratabilir.

  • Herkes aynı grafiği farklı yorumlayabilir.



Peki, Ben Hangisini Kullanıyorum?


Uzun yıllar boyunca birçok analiz yöntemi denedim. Bugün geldiğim noktada teknik analizi daha çok kullanıyorum. Çünkü:


  • Uzun vadeli yatırımcı olup büyük düşüşlerden etkilenmeden beklemeye devam edebilecek bir karaktere sahip değilim. Ayı dönemlerinde sinirlenebiliyor ve ani kararlar alabiliyorum. Dolayısı ile ben grafikleri çizip hisseyi alacağım ve satacağım yerin seviyelerini önceden belirleyip işlemlerimi ona göre gerçekleştiriyorum. Böylece duygusal reaksiyonlarımı rafa kaldırmış oluyorum.

  • Firmalar ile ilgili haberleri takip etmek durumunda kalmıyorum. Gün içerisinde sosyal medyada her hisse için milyonlarca farklı bilgi paylaşılıyor, her kafadan bir ses çıkıyor. Birisi firma hakkında methiyeler dizerken başka birisi firmayı fazlasıyla yerebiliyor. Kafa karışıklığı oluşmaması adına hiç haber takip etmiyorum.

  • Mühendis olduğum için konulara daha analitik yaklaşmak hoşuma gidiyor. Kendime göre belirlemiş olduğum risk ve ödül senaryolarımı belirliyorum. Bundan sonra yapmam gereken tek şey ekranı kapatıp hayatıma devam etmek oluyor. Beni ekran başına kitlemiyor. Tabii scalp trade yapan kişilerde bu söylediğim şeyin tam tersi durum mevcut.

  • Bu kadar karmaşanın olduğu dünyada, savaşın, krizlerin eksik olmadığı bir dönemden geçiyoruz. Dolayısı ile dünyada yaşanan her olay yatırımlarımızı etkileyebiliyor. Ben uzun vadeli yatırımlara fazla bütçe ayırmıyorum. Sermayemi kısa ve orta vadeli olarak kullanıyorum, gerekli durumlarda hızlıca kenara çekilip oyunu dışardan seyredebiliyorum. Uzun vadeli yatırımcılar gelen kötü haberlerle beraber kara kara düşünürlerken ben stres olmuyorum.



Son Söz: Hangi Yöntem Sana Uygun?


Kendine uygun yatırım stilini bulmak zaman alacak. Hatalar yapacaksın, deneyeceksin, öğreneceksin. Bu işin %30’u sistem, %70’i psikoloji.


Unutma:


Yatırımda en önemli sermayen sabrın ve disiplinindir.

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere. Kendine iyi bak dostum!

Yorumlar


SOSYAL MEDYA HESAPLARIM

  • Twitter
  • Instagram
bottom of page